Dünya Bu İddia İle Sarsıldı!
ABD merkezli Wall Street Journal'ın (WSJ) ABD istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi ve Avrupalı müttefikler, Rusya'nın NATO'ya yönelik olası hamlelerine ilişkin tehdit değerlendirmelerini yeniden ele almaya başladı.
Haberde, Amerikan istihbarat kurumlarının önceki analizlerinde, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş nedeniyle NATO ülkelerine doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınacağı ve böyle bir adım atma ihtimalinin düşük görüldüğü belirtildi. Ancak son dönemde elde edilen yeni istihbarat verileri doğrultusunda bu değerlendirmelerin değiştiği öne sürüldü.
Yeni analizlerde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetiminin NATO'nun askeri kapasitesinden çok, ittifakın siyasi dayanışmasını ve kriz anlarındaki ortak hareket kabiliyetini sınamaya yönelik adımlar atabileceği ihtimali üzerinde durulduğu aktarıldı.
İSTİHBARAT RAPORLARINDA "SINIRLI PROVOKASYON" SENARYOLARI
WSJ'nin haberine göre, ABD istihbarat değerlendirmelerinde Rusya'nın önümüzdeki dönemde NATO üyesi ülkelere yönelik doğrudan kapsamlı bir saldırı yerine, ittifakın tepkisini ölçmeye yönelik daha sınırlı girişimlere başvurabileceği öne sürüldü.
Söz konusu değerlendirmelerde, 2029 yılına kadar uzanan süreçte Moskova'nın hibrit savaş yöntemleri, siber saldırılar, dezenformasyon faaliyetleri veya sınırlı askeri operasyonlar yoluyla NATO ülkeleri üzerinde baskı oluşturabileceği iddia edildi.
Haberde, bu tür hamlelerin temel hedefinin NATO Antlaşması'nın kolektif savunmayı düzenleyen 5. Maddesi'nin nasıl uygulanacağını görmek ve müttefik ülkeler arasında olası görüş ayrılıklarını ortaya çıkarmak olabileceği ifade edildi.
NATO'NUN 5. MADDESİ OLASI KRİZLERİN MERKEZİNDE
NATO'nun 5. Maddesi, ittifak üyelerinden birine yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış kabul edilmesini ve ortak savunma mekanizmasının devreye girmesini öngörüyor.
WSJ'nin aktardığı istihbarat değerlendirmelerinde, Rusya'nın olası bir kriz durumunda doğrudan geniş çaplı bir çatışma başlatmak yerine, NATO'nun siyasi iradesini ve üye ülkelerin ortak tepki verme kapasitesini test edecek yöntemlere yönelebileceği öne sürüldü.
Bu kapsamda, özellikle düşük yoğunluklu ancak siyasi sonuçları yüksek olabilecek girişimlerin ittifakın karar alma süreçleri üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirildi.
BALTIK ÜLKELERİ VE POLONYA RİSK BÖLGELERİ ARASINDA GÖSTERİLDİ
Haberde, Rusya'ya coğrafi olarak yakınlıkları ve NATO'nun doğu kanadında yer almaları nedeniyle Baltık ülkeleri ile Polonya'nın olası risk bölgeleri arasında değerlendirildiği belirtildi.
İstihbarat analizlerinde, Kremlin'in kritik altyapıları hedef alan, siber saldırılar düzenleyen veya sorumluluğu farklı aktörlere yönlendirmeyi amaçlayan "sahte bayrak" operasyonlarına başvurabileceği iddialarına yer verildi.
Bu tür operasyonların, doğrudan askeri saldırı eşiğinin altında kalarak NATO ülkeleri arasında siyasi tartışmalara yol açmayı hedefleyebileceği öne sürüldü.
RUSYA'DAN İDDİALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA GELMEDİ
Wall Street Journal'ın haberinde yer alan değerlendirmelerin ABD istihbarat raporlarına dayandığı belirtilirken, Rusya yönetiminden söz konusu iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığı aktarıldı.
Moskova daha önce de Batılı ülkelerin Rusya'ya yönelik tehdit değerlendirmelerini eleştirmiş ve NATO'nun genişleme politikalarını kendi güvenliği açısından tehdit olarak gördüğünü ifade etmişti.
ABD'NİN ASKERİ KAPASİTESİNE İLİŞKİN TARTIŞMALAR GÜNDEMDE
Haberde, tehdit değerlendirmelerindeki değişimin yalnızca Rusya'nın olası adımlarından değil, ABD'nin mevcut askeri kapasitesi ve mühimmat stoklarına ilişkin tartışmalardan da etkilendiği belirtildi.
İddiaya göre, Ukrayna'ya sağlanan askeri destek ve Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle ABD'nin bazı kritik mühimmat ve füze sistemlerinde stok baskısıyla karşı karşıya kaldığı öne sürüldü.
Bu durumun, Washington'ın olası bir NATO krizinde müttefiklerine ne hızda ve hangi kapasitede askeri destek sağlayabileceğine ilişkin soru işaretlerini artırdığı ifade edildi.
TRUMP'IN AÇIKLAMALARI TARTIŞMALARI ARTIRDI
Haberde ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'nın hava savunma sistemi talepleriyle ilgili yaptığı açıklamaların da tartışmaları etkilediği belirtildi.
Trump'ın, ABD'nin de kendi savunma kapasitesi için füzelere ihtiyaç duyduğunu belirten ifadelerinin, Washington'ın mühimmat stokları ve öncelikleri konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdığı aktarıldı.
Uzman değerlendirmelerine göre, ABD'nin askeri kapasitesi, NATO'nun caydırıcılık politikası ve Rusya'nın olası hamleleri önümüzdeki dönemde ittifak içindeki güvenlik tartışmalarının ana başlıkları arasında yer almaya devam edecek.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0