Nefes darlığı kader değil
Türkiye’de nefes darlığı şikayeti yaşayan kişilerin sayısının son yıllarda arttığı belirtiliyor. Tütün ürünlerinin kullanımı, hava kirliliği, sıcak hava dalgaları, yaşlanan nüfus, hareketsiz yaşam ve obezite, kronik nefes darlığının yaygınlaşmasında etkili faktörler arasında gösteriliyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, Türkiye’de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görüldüğü belirtilen KOAH’ın kalıcı nefes darlığının en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade ediyor. Kılıç, ağır geçirilen solunum yolu enfeksiyonlarının akciğerlerde oluşturduğu hasarın da nefes darlığına yol açabileceğini belirtiyor.
Nefes darlığının nedeni yalnızca akciğer hastalıkları değil
Nefes darlığının en sık nedenleri arasında KOAH ve astım gibi kronik solunum yolu hastalıkları bulunuyor. Ancak şikayetin kaynağı her zaman akciğerler olmayabiliyor. Kalp ve damar hastalıkları da nefes darlığına yol açabilen önemli nedenler arasında yer alıyor.
Kansızlık, sindirim sisteminde aşırı gaz birikimine neden olan sorunlar, kronik stres ve panik atak gibi psikolojik faktörler de nefes almakta güçlüğe neden olabiliyor. Diyabet ve tiroit hastalıklarının ise solunum kaslarının gücünü etkileyerek nefes darlığına zemin hazırlayabildiği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu nedenle nefes darlığının altında yatan nedenin doğru şekilde belirlenmesinin ve tedavinin buna göre planlanmasının önemine dikkat çekiyor.
Pulmoner rehabilitasyon hastaya göre planlanıyor
Kronik akciğer hastalığı bulunan ve nefes darlığı nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanan kişilere uygulanabilen pulmoner rehabilitasyon, egzersiz, nefes teknikleri ve hastalık yönetimine ilişkin eğitimi kapsayan çok yönlü bir program olarak öne çıkıyor.
Programın, hastanın ihtiyaçlarına göre hastanede yatarak, ayaktan ya da evde uygulanabildiği belirtiliyor. Gerekli durumlarda beslenme ve psikolojik destek de programa dahil edilebiliyor.
Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, pulmoner rehabilitasyonun hastalara hastalıklarını daha iyi yönetme ve nefes darlığı yaşamadan egzersiz yapabilme konusunda önemli kazanımlar sağladığını belirtiyor.
Kılıç, program kapsamında hastaların kronik akciğer hastalıkları hakkında bilgi edindiğini, akciğer ve kasların çalıştırılmasıyla daha aktif hale gelebildiklerini ve günlük yaşamda keyif aldıkları aktivitelere yeniden katılabildiklerini ifade ediyor.
Birçok kronik solunum hastalığında uygulanabiliyor
Pulmoner rehabilitasyondan nefes darlığı nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanan farklı yaş gruplarındaki hastaların yararlanabileceği belirtiliyor.
Başta KOAH olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları ve nöromüsküler hastalıklar programın uygulanabildiği hastalıklar arasında yer alıyor.
Bunun yanı sıra obeziteyle ilişkili akciğer hastalıklarında, akciğer nakli öncesinde ve sonrasında ve solunum desteğine ihtiyaç duyan hastalarda da pulmoner rehabilitasyondan yararlanılabiliyor.
Hareketsizlik nefes darlığını artırabiliyor
Kronik solunum hastaları, egzersiz sırasında nefeslerinin daralacağı endişesiyle fiziksel aktivitelerden uzaklaşabiliyor. Ancak uzun süreli hareketsizliğin kasların güçsüzleşmesine ve kişinin daha düşük eforlarda dahi nefes darlığı yaşamasına neden olabileceği belirtiliyor.
Pulmoner rehabilitasyonda hastanın sağlık durumuna uygun egzersiz türü ve yoğunluğu belirlenerek bu kısır döngünün kırılması hedefleniyor.
Düzenli ve uygun egzersizin kas ve kalp-damar kapasitesini desteklediği, enerji düzeyini artırdığı ve vücudun oksijeni daha verimli kullanmasına yardımcı olduğu ifade ediliyor. Böylece hastaların yürüme, merdiven çıkma ve ev işleri gibi günlük aktiviteleri daha kolay gerçekleştirmeleri amaçlanıyor.
Hastane başvurularını da azaltabiliyor
Pulmoner rehabilitasyonun yalnızca fiziksel kapasiteyi artırmakla sınırlı kalmadığı, hastaların nefes darlığına ilişkin kaygılarının azalmasına da katkı sağlayabildiği belirtiliyor.
Doç. Dr. Kılıç, pulmoner rehabilitasyonun hastalık ataklarının sıklığını azaltarak hastaneye yatışların düşürülmesine katkı sağlayabildiğini, ayrıca solunum yoluyla kullanılan ilaçların doğru teknikle alınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor.
Kılıç, KOAH gibi kronik akciğer hastalıklarında nefes darlığı nedeniyle hareketten tamamen uzaklaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, hastanın durumuna uygun egzersizin önemli faydalar sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0