İsrail-Lübnan'dan Üçlü Anlaşma
İsrail ile Lübnan, Hizbullah ile İsrail güçleri arasında aylardır süren çatışmaları sona erdirmeyi hedefleyen müzakerelerin ardından, ABD'nin arabuluculuğunda hazırlanan "Üçlü Çerçeve" anlaşmasını Washington'da imzaladı.
ABD Dışişleri Bakanlığında düzenlenen törende anlaşmaya, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Moawad ile İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter imza attı. Taraflar, söz konusu mutabakatı nihai bir barış anlaşmasından ziyade kalıcı çözüme giden sürecin ilk adımı olarak değerlendirdi.
ABD: "Zorlu ama gerekli yolculuğun ilk adımı"
İmza töreni öncesinde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın bölgede kalıcı istikrarın sağlanması açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, "Bugün hiç şüphesiz zorlu ancak önemli, elzem ve gerekli olacak bir yolculuğun ilk adımını attık." dedi.
Rubio, daha sonra yaptığı yazılı açıklamada ise anlaşmanın uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla ABD'nin desteğiyle "Lübnan-İsrail Askeri Koordinasyon Grubu" kurulacağını duyurdu.
ABD'nin ayrıca Birleşmiş Milletler ile koordinasyon içinde acil 100 milyon dolarlık insani yardım sağlayacağını açıklayan Rubio, mevcut bütçe kapsamında Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini artırmak amacıyla 30 milyon doların üzerinde ek destek verileceğini bildirdi.
Netanyahu: Güney Lübnan'daki varlık sürecek
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın Hizbullah'ın silahsızlandırılması sürecine bağlı olduğunu belirterek, örgütün silah bırakmaması halinde İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini açıkladı.
Netanyahu, Lübnan ordusunun bölgede kontrolü sağlamaya başlamasıyla birlikte İsrail askerlerinin ilk etapta iki "pilot bölgeden" çekileceğini ifade etti.
İsrail yönetimi, söz konusu bölgeleri Hizbullah'ın kuzey İsrail'e yönelik saldırılarını önlemek amacıyla oluşturulan güvenlik tamponu olarak tanımlıyor.
Lübnan: Bu yalnızca başlangıç
Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Moawad, imzalanan mutabakatı ülkesinin egemenliğini yeniden tesis etmesi açısından "ilk adım" olarak nitelendirdi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise anlaşmanın, vatandaşların tamamen özgürleştirilmiş topraklarına ve yeniden inşa edilmiş evlerine hiçbir dış müdahale olmaksızın dönebilmelerini sağlaması gerektiğini söyledi.
İsrail Büyükelçisi Yechiel Leiter de, "İran devre dışı, Hizbullah devre dışı; İsrail ile Lübnan arasında barışa giden yol ise artık devrede." ifadelerini kullandı.
Çatışmalarda ağır bilanço
İsrail ile Hizbullah arasında son dönemde yaşanan çatışmalar, Hizbullah'ın 2 Mart'ta İsrail'e yönelik saldırısıyla yeniden tırmanmıştı.
İsrail'in hava ve kara operasyonlarında Lübnan'da 4 binden fazla kişi yaşamını yitirirken, 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
İsrail tarafında ise en az 32 asker ile 4 sivil hayatını kaybetti. Hizbullah ise askeri kayıplarına ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Ateşkese rağmen gerilim sürüyor
Taraflar arasında ateşkes konusunda uzlaşı sağlanmasına rağmen bölgedeki gerilim tamamen sona ermedi.
İsrail ordusu cuma günü yaptığı açıklamada, kontrol altında tuttuğu bölgelerin yakınında faaliyet gösterdiğini öne sürdüğü 7 Hizbullah mensubunun öldürüldüğünü duyurdu.
Aynı gün İsrail güçleri, Lübnan'ın güneyindeki Mansouri beldesine havadan broşürler atarak sivillerden bölgeyi terk etmelerini istedi.
Lübnanlı askeri yetkililer, İsrail'in son dönemde Mansouri'yi fiilen işgal bölgesine dahil ettiğini belirtirken, İsrail ordusu ise bunun sivillerin zarar görmesini önlemeye yönelik bir güvenlik uyarısı olduğunu savundu.
Hizbullah'tan anlaşmaya tepki
Hizbullah cephesi ise anlaşmaya karşı çıktı.
Hizbullah'ın Lübnan Parlamentosundaki milletvekillerinden Hassan Fadlallah, Lübnan yönetiminin ABD desteğiyle ülkeyi iç savaşa sürüklemediği sürece bu anlaşmayı uygulayamayacağını öne sürdü.
Fadlallah, Hizbullah'ın silahsızlanmaya yönelik girişimlere karşı koyacağını ve örgütün silahlarını bırakmayacağını belirterek, hükümetin sahadaki taahhütlerini yerine getirmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Anlaşmanın temel maddeleri neler?
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi metne göre anlaşmanın temel hedefi, İsrail ile Lübnan arasında çatışmaları tamamen sona erdirmek ve iki ülke arasında kalıcı barışın tesis edilmesini sağlamak.
Belgede taraflar;
Çatışmaları kalıcı olarak sona erdirme,
Savaş durumunu resmen bitirme,
Karşılıklı egemenlik ve güvenliği garanti altına alma,
Barışçıl komşuluk ilişkileri kurma,
Tüm ihtilaflı konuların kapsamlı çözümü için geri dönülmez ilerleme sağlama
konusunda ortak irade ortaya koydu.
Silahsızlanma ve güvenlik süreci
Mutabakata göre Lübnan ordusu, belirlenen pilot bölgelerde güvenlik sorumluluğunu kademeli olarak devralacak.
Bu süreçte devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması, askeri altyapılarının tasfiye edilmesi ve bunun uluslararası mekanizmalar tarafından doğrulanması hedefleniyor.
Lübnan hükümeti, ülke genelinde güç kullanma tekelini yeniden tesis etmeyi taahhüt ederken, savunma ve güvenlikten yalnızca resmi güvenlik kurumlarının sorumlu olacağını vurguladı.
Ortak koordinasyon grubu kurulacak
Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek amacıyla ABD'nin katılımıyla "Lübnan-İsrail Askeri Koordinasyon Grubu" oluşturulacak.
Ayrıca Lübnan'daki devlet dışı silahlı grupların finansman kaynaklarının engellenmesine yönelik yasal düzenlemeler hazırlanacak ve kapsamlı bir barış anlaşması için ortak çalışma grupları kurulacak.
Metinde, güney Lübnan'da güvenliğin yeniden tesis edilmesi, sivillerin evlerine dönüşünün sağlanması ve İsrail sınırındaki yerleşimlerin güvenliğinin garanti altına alınmasının kalıcı barışın temel şartları arasında olduğu vurgulanırken, ABD'nin yeniden imar ve ekonomik kalkınma süreçleri için uluslararası destek sağlamayı sürdüreceği ifade edildi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0