Bölgesel Dizaynda Yeni Dönem
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın 7 Ağustos’ta imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, İslam coğrafyasında yankı uyandırırken Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini de yeniden gündeme taşıdı. Savunma ve kolektif caydırıcılık esasına dayanan anlaşma kapsamında, taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesi öngörülüyor.
İran, Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail’in bölgedeki politikaları nedeniyle güvenlik krizlerinin derinleştiği bir dönemde imzalanan anlaşma, terörle mücadelede ortak hareket ve bölgesel istikrar hedefiyle öne çıkıyor.
MEKKE ANLAŞMASININ ÖNE ÇIKAN MADDELERİ
Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile üç ülkenin ortak güvenliğinin ve kolektif caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Anlaşmada ayrıca savunma sanayii alanında iş birliğinin geliştirilmesi ve askeri unsurların birlikte çalışabilirliğinin artırılması öngörülüyor.
Terör örgütleri başta olmak üzere ortak güvenliği tehdit eden yapı ve unsurlara karşı mücadelede koordinasyonun güçlendirilmesi de anlaşmanın temel başlıkları arasında yer alıyor. Üçlü iş birliğinin bölgesel barış, huzur ve istikrarın korunmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.
A Haber’de Tahir İnan’ın sunduğu Memleket Meselesi programında, Mekke Anlaşması’nın bölgesel güvenlik açısından anlamı ve terörsüz bir Orta Doğu hedefinin olası sonuçları uzman isimler tarafından değerlendirildi.
BÖLGESEL DENGELERDE TÜRKİYE VURGUSU
Akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Türkiye’nin değişen jeopolitik konumuna dikkat çekerek dünyanın önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.
Türkiye’nin uzun yıllardır çevresindeki çatışmalar ve güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Ülger, Balkanlar’ın bugün daha sakin bir görünüm sergilediğini, Türkiye’nin ise hem bölgesel hem de iç güvenlik açısından yeni bir yapılanma sürecinden geçtiğini söyledi. Ülger, Türkiye’nin bu süreçte önemli mesafe katettiğini vurguladı.
TÜRKİYE'NİN TERÖRLE MÜCADELE DENEYİMİ
Türkiye’nin yalnızca sınırları içerisinde değil, Irak, Suriye ve sınır ötesi bölgelerde de terör örgütlerine karşı mücadele yürüttüğünü belirten Ülger, bu süreçte Türk ordusunun önemli bir deneyim kazandığını ifade etti.
Diplomasinin de etkin şekilde kullanıldığını belirten Ülger, Türkiye’nin özellikle Kıbrıs meselesi başta olmak üzere uluslararası platformlarda kendi tezlerini ve çıkarlarını daha güçlü şekilde savunduğunu dile getirdi.
"TERÖR, BÖLGESEL DİZAYNIN ENSTRÜMANI OLARAK KULLANILDI"
Ülger, ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Çin gibi küresel aktörlerin Orta Doğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını belirterek terör yapılanmalarının da bu süreçte kullanılan araçlardan biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin ise terörle mücadelede kararlılığını koruduğunu ifade eden Ülger, farklı ülkelerin geçmişte bölgedeki terör yapılanmalarını kendi politikaları doğrultusunda kullandığını savundu.
Ülger ayrıca, Orta Doğu’daki yeni yapılanmanın artık Türkiye’nin dışında şekillenemeyeceğini ve Ankara’nın bölgesel gelişmelerde daha belirleyici bir konuma geldiğini söyledi.
İSRAİL'İN BÖLGESEL HESAPLARI VE TÜRKİYE'NİN CAYDIRICILIĞI
Mekke Anlaşması’nın bölgesel dengeler açısından İsrail’i de yakından ilgilendirdiğini belirten Ülger, Türkiye’nin İsrail’in bölgesel hesapları açısından önemli bir aktör olduğunu ifade etti.
Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir çatışmanın kısa vadede beklenmediğini belirten Ülger, Suriye merkezli gelişmelerin ise taraflar arasında yeni gerilim alanları oluşturabileceğine dikkat çekti.
SAVUNMA SANAYİİNDEKİ DÖNÜŞÜM CAYDIRICILIĞI ARTIRDI
Türkiye’nin savunma sanayiinde son 20 yılda önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Ülger, yerli üretim kapasitesinin önemli ölçüde arttığını söyledi.
Türkiye’nin hava savunma sistemlerinden füze ve zırhlı araçlara kadar birçok alanda kendi teknolojisini geliştirdiğini vurgulayan Ülger, bu kapasitenin Türkiye’nin bölgesel caydırıcılığını güçlendirdiğini ifade etti.
SUUDİ ARABİSTAN İÇİN TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Mekke Anlaşması’nın ekonomik ve stratejik boyutuna da dikkat çeken Takvim Gazetesi yazarı Ekrem Kızıltaş, Suudi Arabistan’ın önemli bir finans ve enerji kaynağına sahip olduğunu belirtti.
Kızıltaş, Suudi Arabistan’ın enerjisini uluslararası pazarlara ulaştırma konusunda Türkiye’yi önemli bir fırsat olarak gördüğünü ifade etti. İki ülke arasında tarımdan farklı sektörlere kadar birçok alanda iş birliğinin geliştirildiğini belirten Kızıltaş, Mekke Anlaşması’nın bu stratejik ilişkileri daha ileri taşıyabileceğini söyledi.
PAKİSTAN-TÜRKİYE İŞ BİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Pakistan’ın da Türkiye ile savunma alanındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Kızıltaş, iki ülke arasındaki teknik ve askeri iş birliğinin Pakistan’ın savunma kapasitesine katkı sağladığını belirtti.
Mekke Anlaşması’nın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında güvenlik, savunma ve ekonomik alanlarda daha kapsamlı bir iş birliğinin kapısını aralayabileceği değerlendirilirken, anlaşmanın Orta Doğu’daki yeni güvenlik mimarisinde Türkiye’nin rolünü daha da güçlendirebileceği ifade edildi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0