Turizm Zirvesinde ‘Yerel Kalkınma’ Vurgusu
Gazeteabc/ Haber: Adiviye Elbaş
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) iş birliğinde düzenlenen 5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Zirvenin bu yılki ana gündem maddesini “Yerel Turizm Kalkınması” oluşturdu. Bursa’nın turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, kentin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerlerin turizme kazandırılması ve yerel turizmin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen zirvede, sektör temsilcileri bir araya geldi.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay: "Esas Sıkıntı Turisti Kentte Tutabilmek"
Düzenlenen zirvede konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, Genel Başkan, yönetim kurulu, başkanlar, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşlarının değerli başkanları ile tüm katılımcıları şahsı ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu adına saygı ve sevgiyle selamlayarak başladığı konuşmasında, Beşinci Bursa Turizm Zirvesi’ne "Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz" dedi.
Değerli dostlar diyerek sözlerine devam eden Burkay, kalkınmada birçok faktör olduğunu ancak bir kentin coğrafyasında tutulması için üç temel dinamiğin söz konusu olduğunu vurguladı:
Tarihi Miras: Bursa'nın gerçek anlamda Osmanlı'ya payitahtlık yaptığını, tarih ve kültür açısından gerçekten çok büyük bir mirasın üzerinde oturulduğunu belirtti.
Coğrafi Zenginlik: Uludağ ile birlikte Cenabıhak'ın bütün zenginlikleri bahşettiği güzel bir coğrafyada bulunulduğunu ifade etti.
Yerel Kabiliyetler ve Girişimcilik: İlk iki unsurun tek başına yeterli olmadığını dile getiren Burkay, değeri zenginliğe dönüştürecek olanın salondaki girişimci yerel kabiliyetler olduğunu vurguladı. Bu iki gereğin doğru okunup doğru projeler üretildiğinde o coğrafyanın ve şehrin büyük bir zenginliğe dönüştürülebileceğini söyledi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak göreve geldikleri günden beri Bursa'nın tarihten gelen bu mirasını hem muhafaza etmek hem de geleceğe taşımak için birçok vizyon ve projeyi kente kazandırdıklarını ifade etti. Turizm alanındaki çalışmalara bakıldığında; sanayi kenti ve ticaretin merkezi olan Bursa'nın 20 milyar dolar ihracat, 16 milyar dolar ithalat ve toplam 36 milyar dolarlık dış ticaretiyle bugün Birleşmiş Milletler'e bağlı 118 ülkenin üzerinde büyük bir ekonomi yaşadığını ve doğal bir turist akışının bulunduğunu belirtti.
Sanayide, üretimde ve ticarette güçlü olan bu tarz kentlerin Avrupa'da birçok örneği olduğunu aktaran Burkay, fuar ve kongre turizmi için özel merkezler gerektiğini savundu. Bursa'da fuarcılık alanında imza atılan projelere bakıldığında, şu anda 20'nin üzerinde uluslararası, Türkiye'nin ve dünyanın en büyük fuarlarını Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın gerçekleştirdiğini hatırlattı. Açılışı yapılacak Junioshow Fuarı'nı merkeze aldıklarında 2 bine yakın yurt dışından ziyaretçinin geleceğini, bu kitlenin harcama kapasitesinin normal turist ortalamasının çok üzerinde olduğunu ve fuarların şehrin bütün sosyal dokusunu ve hizmet sektörünü hareketlendirdiğini söyledi.
Bursa'nın turist getirme konusunda bir sıkıntısı olmadığını, esas sıkıntının getirilen turisti kentte tutabilmek olduğunu belirten Burkay; başkanın, değerli kardeşinin ve tüm meclisin işletmeciye danışarak dünya turizm pastasından hak ettiği payı alabilmesi için var gücüyle çalıştığını ifade ederek şehri adına teşekkürlerini sundu. Karagöz gibi değerlerin de bulunduğunu, açılış konuşmalarının ardından birçoğunu paylaşmanın yeterli olacağını belirten Burkay, atılan tüm adımların coğrafyayı ve kenti dönüştürmek için olduğunu vurguladı. Kentin bir milli kimliği olması gerektiğini, turizmi bir ülkenin veya şehrin itibarı olarak gördüğünü söyleyen Burkay, evde misafir ağırlama hassasiyetiyle şehrin kendisini doğru ifade edebilmesinin ve tüm taraflarla hareket edebilmesinin önemine dikkat çekti. Kurumların bu akılla çalışmayı başlattığını ifade ederek, Bursa turizminin hak ettiği değeri en kısa zamanda alması umudunu dile getirdi ve zirveye katkı koyan tüm kurumlara ve dostlara teşekkür etti.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya: "Seyahat Acentaları Olmadan Başarıya Ulaşılamaz"
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya ise konuşmasında, 2026 yılının sonunda turizm verileri ve beklentilerinde aşağı yönlü bir revizyon yapıldığını, ancak her şeye rağmen ülkenin ekonomik hedeflerine ulaşmasında turizmin en kritik rolü oynadığını belirtti. Küresel ölçekte turizm rekabetinin giderek keskinleştiğine şahitlik edildiğini vurgulayan Bağlıkaya, rekabette öne çıkmanın yolunun yerel değerleri turizm deneyimine dönüştürmekten geçtiğini kaydetti.
Günümüzde turiste yalnızca bir yerleri tanıtmanın veya birkaç önemli noktayı göstermenin yetmediğini; turistin gittiği destinasyonun kültürünü tanımak, hikayesini öğrenmek ve o yöreye özgü deneyimleri yaşamak istediğini ifade etti. Başarılı olunan deniz, kum, güneş temalı turizm modelinin yanı sıra deneyim ve kültür odaklı yeni tatil merkezleri ve destinasyonlar oluşturulmazsa, uzun zamandır sürdürülen başarılı grafiğin aşağı doğru seyretmesinin kaçınılmaz olacağını söyledi. Yerel turizmin öneminin tam da burada ortaya çıktığını, yerel olanı koruyarak turizme kazandırdıklarında birbirinin benzeri ürünler yerine rakiplerden ayıran özgün değerler ortaya konulabildiğini aktardı. Turizmi yerelde geliştirmenin yerel ekonomiyi sağlayacak çarkları harekete geçirmek anlamına geldiğini; turizmin hareket, heyecan ve kazanç olduğunu belirtti. Bölgesel kalkınmanın ancak istihdam yaratan, yatırım yapan, vergi ödeyen, risk alan ve kazandığını yine o ekonomik sistem içerisinde değerlendiren yerel aktörlerin güçlü olmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
Gecelemeyi artırmak ve turisti şehirde daha uzun süre tutmak için yapılması gereken en önemli işin turistik cazibe merkezlerinin sayılarını artırarak programları ve kalıcı kalma sebeplerini çoğaltmak olduğunu dile getirdi. Turizmin esas olarak bir organizasyon işi olduğunu belirten Bağlıkaya; bir yeri turistin aklına düşüren, hayal etmesini sağlayan, gitme isteğini uyandıran, seyahati uygun programlarla gerçekleştirmesini sağlayan, kültürel ve tarihi değerleri satılabilir bir turizm ürününe dönüştüren unsurların seyahat acentaları ve program üreticileri olduğunu söyledi. Ne yapılırsa yapılsın seyahat acentası olmadan turizmde istenilen başarıya ulaşılamayacağını; gösteri toplantıları, zirveler, kongreler veya festivaller düzenlense bile seyahat acentası olmadan bir yere varılamayacağını vurguladı.
Kıymetli Hasan Başkana ve onun değerli hocasına seslenmek istediğini belirten Bağlıkaya, beş şeyin yanına lütfen seyahat organizasyonunu ve seyahat acentalarını koymaları gerektiğini söyledi. Altyapının ve diğer unsurların gerekli olduğunu ancak bunu kimin paket haline getirip pazarlayıp satacağını sorarak, pazarlama kısmının hep ıskalandığını ve artık yatırımın pazarlama ile satışa yönelik olması gerektiğini ifade etti. Seyahat acentası olmadan turiste ulaşılamayacağını yineledi.
Bursa'nın yerel değerleriyle çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu, sıradan bir turizm şehri olmadığını vurgulayan Bağlıkaya; Osmanlı'nın kuruluş mirası, hanları, çarşıları, külliyeleri, tarihi dokusu, Uludağ'ı, İznik'i, termal kaynakları, gastronomisi ve sağlık turizmiyle Bursa'nın çok farklı alanlarda söz söyleyebilecek büyük bir zenginliğe sahip olduğunu ifade etti. Bursa'nın turizm pastasından çok daha büyük bir pay almayı hak ettiğini; geçilen değil, kalınan ve varılan bir yer olması gerektiğini ve bunun hep birlikte başarılabileceğini belirtti. Bu nedenle 5. Bursa Turizm Zirvesi'nin temasının yerel yönetim farkındalığı olarak belirlenmesinin son derece önemli olduğunu dile getirdi.
Yerel kültür ve kalkınmadan söz ediliyorsa turizmin pazarlama ayağı olan seyahat acentalarının yerinin kavranması, hak ettiği önem ve desteğin verilmesi gerektiğini söyledi. Seyahat acentasının yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprü olduğunu, güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm ekonomisi oluşturulamayacağını hatırlattı. Acentaların güçlenmesinin yalnızca bir meslek grubunu değil; otel, rehber, restoran, taşımacı, esnaf ve yerel üreticinin de içinde bulunduğu geniş bir turizm ekosistemini güçlendireceğini ekledi. TÜRSAB olarak Turizm Vizyonu projesiyle turizmin belirli merkezlerde yoğunlaşması yerine zenginliklerin kapsayıcı değer turizm ürününe dönüşmesi ve 81 il ile 12 aya yayılması için çalıştıklarını aktardı. Bursa'nın ve Türkiye'nin turizmdeki geleceğinin özgün değerleri koruyarak, yerel direnci güçlendirerek ve seyahat acentalarının önünü açarak inşa edilebileceğini belirten Bağlıkaya, zirvenin yeni başarılara vesile olmasını diledi.
Yerel Yönetim ve Valilikten Tam Destek
Programda söz alan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekil Yardımcısı Numan Çakır, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli önemin verildiğini ve verilmeye devam edeceğini belirterek, Bursa’nın turizm rotasının kalkınması adına kurum içi yapılması gereken her şeyi yapacaklarını ifade etti.
Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise Bursa turizmine değinerek, yapılan ve gerçekleşen icraatlardan dolayı herkese teşekkür etti. Yapılmayan veya yapılması planlanan her şeyin sırayla yapılması gerektiğini vurgulayan Gençoğlu; Bursa'da sanayi, tarım ve turizm faktörlerinin bir arada öne çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0