Batı Şeria Ürünlerine Ticaret Yasağı
İngiltere ve Fransa öncülüğündeki 12 Batılı ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Yahudi yerleşimlerinde üretilen malların ticaretine yönelik yasak kararı aldı.
İngiltere hükümeti, iki devletli çözüm perspektifini koruma amacıyla hazırlanan ticari yaptırım kararını bugün resmen açıklayacağını duyurdu.
Ortak yaptırım kararı İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç tarafından hayata geçirildi.
Fransa: Batı Şeria "patlama noktasına geldi"
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, Batı Şeria’daki durumun "patlama noktasına geldiğini" belirtti.
Barrot, İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı şekilde genişlediğini ve aşırılıkçı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinin arttığını ifade etti.
Batı Şeria’daki mevcut tablonun Filistin halkının onurunu zedelediğini belirten Barrot, gelişmelerin Fransa’nın güvenliğini desteklediği İsrail açısından da risk oluşturduğunu savundu.
Barrot, diğer Avrupa Birliği ülkelerine de benzer yaptırımları uygulamaları çağrısında bulundu.
Londra ve Paris takvimi öne çekti
Reuters’a konuşan diplomatik kaynaklar, İngiltere ve Fransa’nın yaptırım kararını İsrail’de 27 Ekim’de yapılması beklenen genel seçimlerin sonrasına bırakmayı değerlendirdiğini aktardı.
Ancak Batı Şeria’da son dönemde artan gerilim nedeniyle iki ülkenin yaptırım kararının uygulanmasını öne çektiği belirtildi.
Temmuz ayında göreve gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, daha önce İsrail politikasında yeni bir sayfa açmak istediklerini açıklamıştı.
Miliband, ticari kısıtlamaların İsrail ile ilişkileri tamamen koparmaktan ziyade iki devletli çözüm için gerekli zemini korumayı amaçladığını ifade etti.
İsrail'den yaptırım kararına tepki
İsrail Cumhurbaşkanı İshak Herzog, karara tepki göstererek yaptırımların "ciddi bir muhakeme hatası" olduğunu savundu.
Kudüs’teki bir etkinlikte konuşan Herzog, İngiltere’nin "tarihin yanlış tarafında yer aldığını" öne sürdü.
Yaptırımların İsrail’deki seçim sürecine müdahale anlamına geldiğini savunan Herzog, çözümün yaptırımlar değil, diyalog olduğunu belirtti.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiltere’nin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu.
Smotrich ve İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir daha önce İngiltere dahil bazı ülkelerin yaptırım listesine alınmıştı.
İsrail'den misilleme ihtimali
İsrail basınında yer alan haberlerde, Tel Aviv yönetiminin yaptırım kararına karşılık olarak Gazze Şeridi’ndeki ateşkes ve barış planının uygulanması amacıyla kullanılan Kiryat Gat Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’ndeki İngiliz temsilcileri sınır dışı etmeyi değerlendirebileceği öne sürüldü.
İngiltere, söz konusu merkezde ABD ve İsrail’in ardından en büyük üçüncü askeri gücü temsil ediyor.
ABD de yaptırımlara karşı çıktı
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de yaptırım kararına tepki gösterdi.
BBC’ye konuşan Huckabee, yerleşim ürünlerine yönelik ticari kısıtlamaların "Yahudi halkına yönelik ayrımcılık" anlamına geldiğini savundu.
Washington’ın bu karara "şüphesiz karşılık vereceğini" belirten Huckabee, İngiltere’deki İşçi Partisi hükümetini eleştirdi.
Huckabee ayrıca, İsrail’i boykot eden şirketlerle iş yapılmasını yasaklayan bazı ABD eyaletlerinin İngiltere’nin kamu ihalelerine ve yatırımlarına erişimini kısıtlayabileceği uyarısında bulundu.
İngiltere iki devletli çözüm vurgusunu sürdürüyor
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Orta Doğu’daki gelişmeleri ele aldı.
Görüşmede iki devletli çözümün önemine vurgu yapan Burnham, partisinin önceki lideri Keir Starmer döneminde izlenen politikayı sürdürüyor.
İngiltere, Starmer hükümeti döneminde 2025 yılında Filistin devletini tanımış ve Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini finanse ettiği belirtilen ağlara yönelik yaptırımlar uygulamıştı.
Son karar ise İşçi Partisi içinde farklı değerlendirmelere yol açtı. Bazı milletvekilleri yaptırım kararını desteklerken, bazıları ise seçim bölgelerindeki Yahudi seçmenlerin hassasiyetlerine dikkat çekerek uygulamanın kapsamının aşırı olduğunu savundu.
Ticaret hacmine etkisinin sınırlı olması bekleniyor
İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin artmasının yaptırım kararını gerekli hale getirdiğini söyledi.
McFadden, buna rağmen İsrail’in İngiltere açısından önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini belirtti.
İki ülke arasındaki yıllık yaklaşık 6 milyar sterlinlik ticaret hacminin yaptırım kararından sınırlı ölçüde etkilenmesi bekleniyor.
Batı Şeria’daki yerleşimlerden ihraç edilen yaş meyve-sebze ve şarap gibi tarım ürünlerinin İsrail’in toplam dış ticareti içerisindeki payının oldukça düşük olduğu belirtiliyor.
Diplomatik kaynaklar ise ürünlerin menşeinin belirlenmesinde yaşanabilecek sorunların, yaptırımın uygulanması ve denetlenmesi açısından teknik güçlük oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Batı Şeria'daki yerleşimler uluslararası hukukun gündeminde
Birleşmiş Milletler organları ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı ve yasa dışı kabul ediyor.
Bu ülkeler Batı Şeria’yı askeri işgal altındaki topraklar olarak değerlendiriyor.
İsrail yönetimi ise bölgenin "işgal altında" olmadığını, statüsünün "ihtilaflı" olduğunu savunuyor.
Son dönemde tartışmaların odağında yer alan E1 yerleşim projesinin ise Batı Şeria’yı kuzey ve güney olarak ikiye bölerek gelecekte kurulması hedeflenen bağımsız Filistin devletinin toprak bütünlüğünü tehlikeye atabileceği değerlendiriliyor.
Batı Şeria'da şiddet yeniden tırmanıyor
Yaptırım kararının alındığı dönemde Batı Şeria’daki gerilim de yeniden yükselişe geçti.
Pazar günü Kalkilya yakınlarındaki Jajja köyüne giren İsrailli yerleşimcilerin saldırısında, Filistin Sağlık Bakanlığına göre 20 yaşındaki Ömer et-Tubasi hayatını kaybetti, iki Filistinli de yaralandı.
Bir gün sonra Kusra köyü yakınlarındaki Maoz Yehuda yerleşiminde bir İsrailli yerleşimci bıçaklandı. İsrail ordusu, olayın ardından bölgeden kaçan saldırganın vurularak öldürüldüğünü açıkladı.
Netanyahu'dan ruhsatsız yerleşim karakollarının kaldırılması talimatı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da pazar günü, Batı Şeria’daki yaklaşık 100 ruhsatsız yerleşim karakolunun kaldırılması yönünde talimat verdi.
Söz konusu karakolların bulunduğu B Bölgesi’nde sivil yönetim Filistinlilere, güvenlik yetkisi ise İsrail’e ait.
Netanyahu’nun talimatında karakolların kaldırılması için herhangi bir takvim açıklanmadı.
İsrail hükümetinin bu adımı atmasına rağmen Batılı ülkelerin koordineli yaptırım kararı değişmedi. İngiltere, Fransa ve diğer 10 ülke, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerine karşı ticari kısıtlamaları uygulama konusunda ortak tutum sergiledi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0