Alman Bilim İnsanlarından Marmara İçin Çarpıcı Teori

Tem 17, 2026 - 18:00
 0  0
Alman Bilim İnsanlarından Marmara İçin Çarpıcı Teori
Marmara’da beklenen büyük depreme ilişkin uzmanların değerlendirmeleri sürerken, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, deprem büyüklüğüyle ilgili farklı senaryoların bulunduğunu belirterek hazırlıkların olası en büyük riske göre yapılması gerektiğini söyledi. Kutoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayların üretebileceği deprem büyüklüğü konusunda farklı bilimsel değerlendirmeler yapıldığını ifade ederek, yer bilimlerinde kesin sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığını vurguladı. “Yüzde 100 şu büyüklükte olacak demek doğru değil” Deprem tahminlerinde mutlaka hata payı bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kutoğlu, “Deprem 6 civarında da olabilir, 7 büyüklüğünde de olabilir. Herkesin senaryosu farklı” dedi. Bilimsel çalışmaların farklı sonuçlar ortaya koyabileceğini belirten Kutoğlu, önemli olanın olası en kötü senaryoya göre hazırlık yapmak olduğunu söyledi. “Küçük deprem beklentisi rehavete yol açabilir” Marmara için yapılan hazırlıklarda düşük büyüklükteki deprem senaryolarının dikkate alınmasının risk oluşturabileceğini ifade eden Kutoğlu, toplumda ve karar vericilerde oluşabilecek rehavetin ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Kutoğlu, “Verilen rakamların küçük olması nedeniyle karar vericilerde veya toplumda bir rehavet oluşabilir. Çok düşük ihtimal bile olsa beklenenden büyük bir deprem meydana geldiğinde çok ağır bir faturayla karşı karşıya kalabiliriz” diye konuştu. Bu nedenle İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde deprem hazırlıklarının 7,5 büyüklüğündeki bir depreme göre yapılması gerektiğini belirten Kutoğlu, daha düşük büyüklükteki senaryoların bilim dünyasında tartışılmasının daha doğru olacağını söyledi. “6 Şubat depremleri en kötü senaryoya hazırlanmanın önemini gösterdi” 6 Şubat depremlerinde büyük bir yıkım yaşandığını hatırlatan Kutoğlu, hiçbir bilim insanının bu ölçekte bir depremi beklemediğini ifade etti. Japonya’da 2011 yılında meydana gelen Tohoku depremini örnek gösteren Kutoğlu, hazırlıkların 8,5 büyüklüğündeki bir depreme göre yapılmasına rağmen 9 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını belirtti. Deprem tasarım büyüklüğünün düşük alınmasının ciddi hasarlara yol açabileceğini söyleyen Kutoğlu, “Marmara’da 7’nin altında bir deprem olma ihtimali daha yüksek olsa bile hazırlıklarımızı mutlaka en kötü senaryoya göre, 7,5 büyüklüğündeki bir depreme göre yapmalıyız” ifadelerini kullandı. “Marmara’da depremler batıdan doğuya doğru ilerliyor” Prof. Dr. Kutoğlu, Alman Yer Bilimleri Merkezi tarafından yapılan bir çalışmada Marmara Denizi’ndeki depremlerin zaman içerisinde batıdan doğuya doğru ilerleyen bir karakter gösterdiği yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Çalışmada fayların farklı renklerle sınıflandırıldığını belirten Kutoğlu, mavi bölgelerin 7’den büyük deprem üretme ihtimalinin daha düşük görüldüğü alanları, kırmızı bölgelerin ise kilitli fay segmentlerini temsil ettiğini söyledi. Kutoğlu, “Orta segmentteki bölgede fayın kilitli olmadığı, burada bir sürünme hareketinin olduğu iddia ediliyor. Kırmızı hattın ise kilitli olduğu söyleniyor” dedi. “Kilitli fay 7’den büyük deprem üretebilir” Büyük depremlerin genellikle kilitli faylarda meydana geldiğini ifade eden Kutoğlu, yüzeyde sürünüyor gibi görünen fayların derinlerde farklı davranış gösterebileceğine dikkat çekti. Kutoğlu, “Yüzeyde fay sürünüyor gözükebilir ancak fayların derinlikleri onlarca kilometre aşağıya kadar uzanabilir. Dolayısıyla belli bir kesimde tekrar kilitleniyor olabilir” değerlendirmesinde bulundu. Marmara Denizi bölgesindeki Kuzey Anadolu Fayı’nın yıllık hareket hızının 2 ila 3 santimetre arasında olduğunu belirten Kutoğlu, sürünen olarak tanımlanan bölümdeki hareket hızının ise yaklaşık 1 santimetre civarında olduğunu söyledi. Bu durumun bölgede bir “hareket açığı” oluşturduğunu belirten Kutoğlu, “Her ne kadar fay yüzeyde sürünüyor olsa da belli bir derinlikte kilitli olmalı ki arada bir hareket açığı var. En az 1 santimetrelik bir enerji birikimi söz konusu” dedi. “Deprem mekanizması kırmızı segmente doğru ilerleyebilir” Alman bilim insanlarının Marmara’daki depremleri yıllara göre incelediğini aktaran Kutoğlu, bu çalışmalarda batıdan doğuya doğru bir deprem göçü eğilimi ortaya konulduğunu söyledi. Kutoğlu, 2011 yılında batı kesimde 5,2 büyüklüğünde, 2012 yılında daha doğuda 5,1 büyüklüğünde ve ardından Kumburgaz açıklarında 6,2 büyüklüğünde depremler meydana geldiğini hatırlattı. Bu hareketlilikten yola çıkan araştırmacıların Marmara’daki deprem mekanizmasının batıdan doğuya doğru ilerleyebileceğini öne sürdüğünü belirten Kutoğlu, “Bu teori gerçekleşirse batıdan doğuya doğru deprem mekanizması kırmızı segmente doğru ilerliyor. İddia edildiği gibi o fay kilitliyse buradaki fay bile 7’den büyük bir deprem üretebilir” ifadelerini kullandı. Olası depremde en fazla etkilenecek bölgeleri açıkladı Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirdiği yazılımla olası bir depremde hasar görebilecek bölgeleri analiz ettiğini belirtti. 7,4 veya 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda geniş bir coğrafyanın depremi hissedeceğini söyleyen Kutoğlu, etkinin İzmir ve İç Anadolu Bölgesi’ne kadar ulaşabileceğini ancak bu bölgelerde ağır hasar beklentisinin olmadığını ifade etti. İstanbul’un özellikle Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan kesimlerinde ise daha yüksek sarsıntı ve hasar riski bulunduğunu belirten Kutoğlu, renklerin sarı, turuncu ve kırmızıya dönüştüğü bölgelerde etkilerin daha fazla olacağını söyledi. Marmara’nın güney kıyılarında da zemin özelliklerine bağlı olarak deprem etkisinin artabileceğini belirten Kutoğlu, yapı güvenliği ve hazırlık çalışmalarının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0