Fon Soruşturmasında Kritik Süreç
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin gündemindeki fon soruşturması ve tasfiye sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme dair soruları yanıtlayan Yılmaz, sorunlu fonlara yönelik denetimlerin sürdüğünü, yatırımcıların haklarının korunması için çeşitli adımlar atıldığını belirtti. Sürecin Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından çok yönlü şekilde incelendiğini aktaran Yılmaz, toplam 7 şirket ve 131 fona tedbir uygulandığını söyledi.
Denetimler sahada sürüyor
Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin tüm sektöre yayılmasını önlemek amacıyla hızlı hareket edildiğini belirten Yılmaz, yeni fon rehberiyle birlikte şeffaflığın artırıldığını ve piyasalara duyulan güvenin güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Yeni kuralların sorunlu fonların ortaya çıkarılmasına katkı sağladığını kaydeden Yılmaz, bu kapsamda Fon Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulduğunu ve önemli kararların alındığını dile getirdi. Devlet Denetleme Kurulu’nun da görevlendirildiğini belirten Yılmaz, yaklaşık 15 denetmen ve müfettişin sahada incelemelere başladığını açıkladı.
Yılmaz, denetimlerin yalnızca fonlarla sınırlı kalmayacağını, ilgili idarelerin eksikliklerinin ve kişilerin sorumluluklarının da araştırılacağını bildirdi.
7 şirket ve 131 fon hakkında işlem yapıldı
Fon piyasasında yaşanan sorunların sektördeki diğer yatırım araçlarını etkilememesi için sorunlu yapıların sistem dışına çıkarılmasına yönelik adımlar atıldığını belirten Yılmaz, 7 şirket ve 131 fon hakkında tedbir ve tasfiye kararları alındığını ifade etti.
Süreçte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından da çeşitli kararlar alındığını kaydeden Yılmaz, adli mekanizmaların devreye girdiğini ve sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kişiler hakkında soruşturma yürütüldüğünü söyledi.
Yılmaz, yatırımcıların zarar görmesine neden olan hukuka aykırı işlemler ile fahiş kazanç elde edildiği iddialarına ilişkin incelemelerin de devam ettiğini vurguladı.
44 bin yatırımcıya ödeme yapıldı
Fon soruşturmasından 455 binden fazla yatırımcının etkilendiğini belirten Yılmaz, söz konusu fonların toplam fon piyasasının yüzde 4,6’sını oluşturduğunu açıkladı.
Yatırımcıların haklarını gözetmeye yönelik hazırlanan kanun teklifinin Fon Koordinasyon Kurulu’nda ve AK Parti Meclis Grubu’nda ele alındığını aktaran Yılmaz, teklifin 9 Ekim 2026 Cuma günü kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.
Olağan tasfiye sürecine ilişkin bilgi veren Yılmaz, A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki üç şirketin tasfiye işlemlerinin 8 Ekim’de tamamlandığını ve yaklaşık 44 bin yatırımcıya ödeme yapıldığını ifade etti. Bu süreçte 17 fonun devreden çıktığını belirten Yılmaz, kapalı fonlar da dahil olmak üzere olağan yöntemlerle tasfiye sürecine giren yatırımcı sayısının yaklaşık 46 bine ulaştığını kaydetti.
Atlas Portföy için görüşmeler devam ediyor
Yılmaz, en büyük fonun Tera olduğunu belirtirken Pusula, Hedef ve Atlas fonlarına ilişkin sürecin de yakından takip edildiğini söyledi.
Atlas Portföy ile olağan tasfiye konusunda görüşmelerin sürdüğünü aktaran Yılmaz, müzakerelerin olumlu sonuçlanması halinde yaklaşık 58 bin yatırımcının daha olağan tasfiye sürecinden yararlanabileceğini ifade etti.
Devlet güvencesi bulunmuyor
Fon tasfiyelerinde kamu kaynağı kullanılmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Yılmaz, serbest fonlarla bankacılık sistemi arasındaki güvence farkına dikkat çekti.
Bankacılık sisteminde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla belirli bir güvence mekanizmasının bulunduğunu belirten Yılmaz, serbest fonlarda ise benzer bir devlet güvencesinin olmadığını söyledi. Bu fonlara yatırım yapan kişilerin profesyonel ve nitelikli yatırımcı sözleşmeleri imzaladığını hatırlatan Yılmaz, tasfiye ödemelerinin fonların kendi kaynakları üzerinden gerçekleştirileceğini dile getirdi.
Ödemelerde ana para esas alınacak
Tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılacak ödemelerin nasıl hesaplanacağına da değinen Yılmaz, hazırlanan kanun teklifinde net yatırım tutarının esas alınacağını bildirdi.
Yılmaz, olağanüstü tasfiye modelinde yatırımcının geçmişte yatırdığı ve çektiği tutarların dikkate alınacağını belirterek, teklif kapsamında 1 milyon liraya kadar ana para ödemesini hedefleyen bir sistem üzerinde çalışıldığını anlattı.
Ancak düzenlemenin henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmediğinin altını çizen Yılmaz, açıklamalarının mevcut kanun teklifi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ödemeler sonrasında yatırımcıların nihai hak ve yükümlülüklerinin hesaplanacağını belirten Yılmaz, mahsuplaşma işlemlerinin de yapılacağını ifade etti. Teklifin yasalaşması halinde olağanüstü tasfiye kapsamındaki yatırımcı sayısının 100 binin altına düşebileceğini söyledi.
Tasfiye kaynakları nasıl oluşturulacak?
SPK tarafından hakkında karar alınan 131 fonun her biri için TMSF bünyesinde ayrı hesap açıldığını belirten Yılmaz, fonların hukuki durumlarının birbirinden farklı olması nedeniyle her dosyanın ayrı ayrı değerlendirildiğini aktardı.
Yılmaz, fon hesaplarında toplanacak kaynakların isteğe bağlı olarak iade edilen fahiş kazançlardan ve hukuka aykırı işlemlerde bulunduğu değerlendirilen şirket ya da kişilerin mal varlıklarının satışından elde edilecek gelirlerden oluşabileceğini söyledi.
TMSF’ye bu süreçte önemli yetkiler verilmesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, varlıkların nakde çevrilmesiyle elde edilecek kaynakların yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılacağını ve kamu bütçesinden kaynak aktarılmayacağını ifade etti.
Paralar iade edilse de soruşturmalar sürecek
Yılmaz, yatırımcılara ödeme yapılmasının adli soruşturmaları sona erdirmeyeceğini özellikle vurguladı. Hukuka aykırı işlemler, piyasa bozucu faaliyetler ve fahiş kazanç elde edilmesine ilişkin iddiaların ayrı ayrı değerlendirileceğini belirten Yılmaz, söz konusu kişilerin ödeme yapmasının hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını kaydetti.
“Sermaye piyasalarımız daha güçlü şekilde yoluna devam edecek”
Yatırımcılarla piyasa manipülasyonu yaptığı iddia edilen kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarının Türkiye’nin kalkınması ve üretimin finansmanı açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Yatırım yapmanın suç gibi gösterilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, asıl hedefin piyasa bozucu işlemler gerçekleştiren ve yatırımcıların mağduriyetine neden olan kişiler olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, sorunlu fonların sistemden çıkarılmasıyla sermaye piyasalarının daha güçlü bir yapıya kavuşmasını hedeflediklerini belirterek yatırımcılara yönelik çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0