Enerji Desteklerinde Rekor Seviye
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kovid-19 salgını sonrası dönemde vatandaşlara yönelik enerji desteklerinin önemli ölçüde artırıldığını belirterek, son üç yılda elektrik ve doğal gaz faturalarına sağlanan sübvansiyonların güncel fiyatlarla yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştığını açıkladı.
Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından düzenlenen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesinde yaptığı konuşmada, küresel enerji piyasalarının ciddi bir dönüşüm ve belirsizlik sürecinden geçtiğini vurguladı.
Küresel enerji krizi: “Büyük buhran dönemi”
Dünyada enerji alanında tarihi ölçekte bir kriz yaşandığını ifade eden Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik zinciri kırılmaları ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını ve arz güvenliğini doğrudan etkilediğini söyledi.
Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji geçiş noktalarındaki risklerin küresel piyasaları kırılgan hale getirdiğini belirten Bayraktar, mevcut durumu “enerji alanında adeta büyük buhran dönemi” olarak nitelendirdi.
1,85 trilyon liralık destek: Pandemi sonrası güçlü sosyal koruma
Bakan Bayraktar, Kovid-19 pandemisi ile birlikte Türkiye’nin enerji faturalarında geniş kapsamlı destek politikaları uygulamaya başladığını hatırlattı.
Bu kapsamda:
Elektrik ve doğal gaz faturalarında doğrudan sübvansiyonlar sağlandı
Son 3 yılda toplam destek tutarı 1,85 trilyon liraya ulaştı
Destekler güncel fiyatlar üzerinden hesaplandı
Vatandaşların enerji maliyet yükü önemli ölçüde hafifletildi
Bayraktar, bu desteklerin sosyal devlet anlayışının güçlü bir yansıması olduğunu ifade etti.
Tüketim bazlı yeni destek modeli
Enerji destek sisteminde önemli bir yapısal değişikliğe gidildiğini açıklayan Bayraktar, artık “tüketim bazlı destek modeli” uygulandığını söyledi.
Bu modele göre:
Düşük tüketim yapan haneler daha fazla destek alıyor
Yüksek tüketim yapan kullanıcılar ise destek sisteminin dışında bırakılıyor
Kaynakların daha adil ve hedefli dağıtılması amaçlanıyor
Bayraktar, bu sistemin hem adaletli hem de sürdürülebilir bir enerji politikası oluşturduğunu belirtti.
Enerji politikalarında stratejik dönüşüm
Türkiye’nin enerji sektöründe 2002 yılından bu yana büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Bayraktar, serbest piyasa yapısına geçişle birlikte sektörün modernleştiğini söyledi.
Bu süreçte:
Elektrik üretiminde 90 bin megavatın üzerinde yeni kapasite devreye alındı
Enerji altyapısı özel sektör yatırımlarıyla büyüdü
Piyasa yapısı daha rekabetçi hale getirildi
Milli Enerji ve Maden Politikası ile yeni dönem
Bayraktar, Türkiye’nin Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında ikinci büyük dönüşüm sürecine girdiğini belirtti.
Bu kapsamda Türkiye’nin:
Petrol ve doğal gaz aramalarında dünyanın en büyük 4. filosuna sahip olduğu
Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey gemileriyle aktif arama faaliyetleri yürüttüğü
Sadece denizlerde değil karasal alanlarda da yoğun sondaj çalışmaları yaptığı
ifade edildi.
Sakarya ve Gabar’da yerli üretim artışı
Türkiye’nin yerli enerji üretiminde önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Bayraktar, kritik projelere dikkat çekti:
Sakarya Gaz Sahası’nda günlük 9,5 milyon metreküp doğal gaz üretimi
Gabar bölgesinde günlük 81 bin varil petrol üretimi
Türkiye’nin en kaliteli petrolünün yerli kaynaklardan çıkarılması
Enerjide arz güvenliği ve kriz yönetimi
Küresel krizlere rağmen Türkiye’nin enerji arz güvenliğini başarıyla yönettiğini ifade eden Bayraktar, özellikle pandemi, deprem ve bölgesel savaşlara rağmen sistemin kesintisiz çalıştığını söyledi.
Ayrıca:
Motorinde ÖTV’nin sıfıra indirildiği
Eşel Mobil Sistemi ile fiyat dalgalanmalarının tüketiciye yansıtılmadığı
Yaklaşık 600 milyar liralık ek yükün vatandaşın üzerinden alındığı
bilgisini paylaştı.
Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi
Bayraktar, Türkiye’nin sadece enerji tüketen değil aynı zamanda enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefi doğrultusunda yeni projeler geliştirdiğini söyledi.
Öne çıkan projeler:
Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya taşınması
Irak-Türkiye petrol boru hattının Basra’ya kadar genişletilmesi
Katar-Türkiye doğal gaz hattı projesi
Bölgesel elektrik enterkonnekte hatları
Yeşil enerji ve elektrik koridorları
Türkiye’nin yenilenebilir enerji ve elektrik iletiminde de bölgesel rol üstlendiğini belirten Bayraktar, yeni enerji koridorlarına dikkat çekti.
Bunlar arasında:
Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik Projesi
Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye uzanan elektrik iletim hattı planı
Avrupa’ya yeşil enerji transferi hedefi
yer aldı.
LNG ve doğal gaz depolamada büyük kapasite artışı
Türkiye’nin enerji altyapısında önemli yatırımlar yaptığını söyleyen Bayraktar:
Günlük gazlaştırma kapasitesinin 161 milyon metreküpe çıkarıldığını
FSRU yatırımlarıyla kapasitenin 200 milyon metreküpe yaklaşacağını
Silivri doğal gaz depolama kapasitesinin 6 milyar metreküpe yükseltileceğini
Tuz Gölü tesisinin 2032’ye kadar 5 kat büyütüleceğini
açıkladı.
Gelecek vizyonu: Daha dijital ve esnek enerji sistemi
Bayraktar, Türkiye’nin yeni enerji planlamasında dijitalleşme, elektrikleşme ve esnek üretim modellerinin merkezde olacağını söyledi.
Önümüzdeki dönemde:
Daha dayanıklı enerji altyapısı
Daha esnek piyasa yapısı
Yenilenebilir ağırlıklı üretim sistemi
hedefleniyor.
Varank: “Türkiye enerji güvenliğinde güçlü konumda”
TBMM Komisyon Başkanı Mustafa Varank ise Türkiye’nin enerji alanında arz güvenliği, tedarik ve depolama açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtti.
Varank, Türkiye’nin krizlere rağmen istikrarlı bir enerji politikası yürüttüğünü ve bölgesinde enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0